20 Yaş Dişleri

20 Yaş Dişleri (Üçüncü Azı Dişleri) Nedir?

Genellikle 17 ile 26 yaş arasında ağız içindeki yerini almaya çalışan 20 yaş dişleri, diş diziliminin en arkasında bulunan üçüncü azı dişleridir. Ağız boşluğunun en gerisinde yer aldıkları için bu dişlerin fırçalanması, diş ipiyle temizlenmesi ve bakımı diğer dişlere kıyasla oldukça zordur. Yetersiz ağız hijyenine bağlı olarak hızla çürüyebilir; ağrı, hassasiyet ve kötü ağız kokusuna neden olabilirler.

20 Yaş Dişleri Hangi Durumlarda ve Ne Zaman Çekilmelidir?

Çene yapısındaki daralma veya açısal bozukluklar nedeniyle 20 yaş dişleri her zaman ideal pozisyonda süremez. Bu durum iki farklı şekilde karşımıza çıkar:

1. Yarı Gömülü 20 Yaş Dişleri ve Perikoronitis

Dişin bir kısmı diş eti altında kalıp bir kısmı ağız ortamıyla temas ettiğinde, diş eti cebinde gıda artıkları birikir. Bu bölgede bakterilerin çoğalmasıyla perikoronitis adı verilen şiddetli diş eti enfeksiyonu gelişir. Perikoronitis tablosunda;

  • Diş etinde belirgin şişlik, kızarıklık ve hassasiyet,

  • Boyun, kulak ve şakak bölgesine yayılan zonklayıcı ağrı,

  • Lenf bezlerinde büyüme,

  • Yutkunma zorluğu ve ağız açmada kısıtlılık (trismus) görülebilir.

2. Tam Gömülü 20 Yaş Dişleri ve Kist Riski

Hem kemik hem de diş eti altında tamamen kapalı kalan dişler, yanındaki ikinci azı dişinin köküne baskı uygulayarak çapraşıklığa (eğriliğe) ya da komşu dişin çürümesine sebep olabilir. Ağrı vermediği için yıllarca fark edilmeyen gömülü dişlerin etrafında zamanla çene kemiğine zarar veren kistler ve tümöral yapılar gelişebilir.

3. Ortodontik Gereksinimler

Herhangi bir enfeksiyon veya çürük oluşturmasa bile, tel veya şeffaf plak tedavilerinde ön dişlerin düzgün sıralanabilmesi ve elde edilen sonucun korunabilmesi amacıyla 20 yaş dişlerinin çekimi planlanabilir.

Uzman Notu: Anatomiye yakınlıkları ve cerrahi karmaşıklıkları nedeniyle gömülü/yarı gömülü 20 yaş diş çekimlerinin ve çene cerrahisi operasyonlarının Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi uzmanları tarafından yapılması önerilir.

20 Yaş Dişlerinin Mutlaka Çekilmesi Gerekir mi?

Hayır. Çenede yeterli alan bulan, doğru açıyla sürmüş, antagonist (karşısındaki) dişle sağlıklı bir kapanış sağlayan ve hijyeni kolayca korunabilen sağlıklı 20 yaş dişlerinin çekilmesine gerek yoktur.

20 Yaş Dişleri Dışında Başka Dişler de Gömülü Kalabilir mi?

Evet. Ağızda en sık gömülü kalan dişler 20 yaş dişleri olsa da, üst çene köpek dişleri (kanin) ve küçük azı dişleri de gömülü kalabilir. Eğer bu dişlerin ortodontik tedavilerle (tel çekme yöntemiyle) diş dizilimine kazandırılması mümkün değilse, cerrahi operasyonla alınmaları gerekir.

20 Yaş Diş Çekimi Sonrası Şiddetli Ağrı Olur mu?

Doğru cerrahi teknikle, dokulara saygılı ve hızlı bir şekilde gerçekleştirilen operasyonlardan sonra şiddetli ağrılar beklenmez. İşlem sonrası oluşabilecek hafif-orta düzeydeki sızlamalar, hekiminizin reçete edeceği standart ağrı kesicilerle kolaylıkla kontrol altına alınabilir.

Operasyon Sonrası Yüzde Çok Şişlik (Ödem) Oluşur mu?

Operasyon sonrası yanakta oluşabilecek ödem miktarı; dişin kemik içindeki pozisyonuna, cerrahinin kapsamına ve kişinin doku yapısına göre değişkenlik gösterir.

  • Ödem oluşumunu en aza indirmek için operasyonu takip eden ilk 24 saat boyunca yanak bölgesine aralıklı olarak soğuk kompres (buz uygulaması) yapılmalıdır.

  • Oluşan hafif şişlikler doku iyileşmesinin doğal bir parçasıdır ve birkaç gün içinde kendiliğinden geriler.

Operasyon Sonrası Ağız Bakımı ve Beslenme Rehberi

Cerrahi müdahale sonrasında pıhtı korumasını sağlamak ve hızlı bir iyileşme süreci geçirmek için dikkat edilmesi gerekenler:

  • İlk 24 Saat: Tükürme, şiddetli ağız çalkalama, pipet kullanma, gargara yapma veya çekim bölgesini kurcalama kesinlikle yapılmamalıdır.

  • Beslenme: İlk iki gün boyunca ılık, pürüzsüz (taneciksiz) ve yumuşak gıdalar tüketilmelidir. Aşırı sıcak, baharatlı ve asitli yiyeceklerden uzak durulmalıdır.

  • Ağız Hijyeni: Fırçalama sonrasında ve öğün aralarında hekimin reçete ettiği antiseptik ağız gargaraları talimatlara uygun şekilde kullanılmalıdır.

  • İlaç Kullanımı: Ağrı kesici ve önerildiyse antibiyotikler aksatılmadan, zamanında alınmalıdır.

  • Tütün Kullanımı: Dokulardaki kan dolaşımını bozarak iyileşmeyi geciktirdiği ve “kuru soket” riskini artırdığı için ilk 48 saat sigara ve tütün ürünleri kullanılmamalıdır.